Yan etki

Tıbbın ilerlemesiyle doğumda kullanılan ağrı kesiciler de pek bir çeşitlendi… blaaa blaaa blaaa şeklinde bir giriş yazısı yazacaktım. Hiç uzatmayıp doğrudan konuya dalacağım.

Aşağıdaki mail Cumartesi akşamı elime geçtiğinde ben liseden bir arkadaşımın düğünündeydim. Yanımda yine liseden olan bir başka arkadaşım vardı, kadın doğumcu. Ona okuttum ve doğrulattım.

Bilge’nin isteği üzerine mailini toparlayıp yayımlıyorum: Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Sezaryen promosyonu ve doula kavramı

Ayşe Arman’ın İnsanın en küçük formuna dokunmanın mutluluğu başlıklı yazısından sabah posta kutuma düşen “Bu nedir, sezaryen promosyonu mu?” konulu mailler sayesinde haberdar oldum.

Henüz gazetelere dalmamış, e-maillerimi kontrol ediyordum ki, “ne yani bu şimdi?” türünden mesajlar gelmeye başladı.

Ayşe Arman yazısının sonunda “Bu yazıyı okuyup da ‘sezaryen doğumu teşvik ediyor’ diyenlere kafa atarım” demiş. Teşvik ediyor mu, etmiyor mu bilmiyorum ama benim korktuğum kesin. Yağları kes, kasları it, kemikleri çek… Teşekkür ederim, zorunlu kalmadıkça ben almayayım. Devamı için tıklayın.

Doğal Doğuma Doğru’nun sahibi

Banu… Umarım normal doğum isteyen ablası için yol gösterici bir kitap olur.

Kendisiyle iletişime geçiyorum.

Diğer herkese teşekkürler. Ve lütfen bu kitabı edinin. Gerçekten çok yüreklendirici.

Haftaya benim favori çocuk kitaplarımdan biri ile devam edeceğiz.

Sezaryen sebebi olarak “bebek ters duruyor”

Bebeğin pozisyon almaması, baş aşağı durması, makat geliş halde olması… Nasıl adlandırırsanız adlandırın, sıklıkla karşımıza çıkan sezaryen sebeplerinden biri.

Birçok anne adayı, ikinci üç ayın sonu, üçüncünün başı gibi panik olur. “Eyvah, bebeğim makat pozisyonda duruyor, sezaryen olacağım” korkusuna kapılır. Halbuki bebeklerin çok büyük bir çoğunluğu doğuma kadar, bir kısmı ise doğum sırasında pozisyon alır.

Bebeği 38. haftaya kadar makat pozisyonda duran ve onu “çevirmek” için denemediği şey kalmayan, ve en nihayetinde de başaran Bahar hem kendi tecrübesini hem de diğer teknikleri detayıyla anlatan bir yazı kaleme aldı. Pozitif Doğum Hikâyeleri’ndeki bu yazısında okuyabilirsiniz.

Bütün bu tekniklere rağmen bebeğin dönmemesi tek başına sezaryen sebebi olmayabilmekle birlikte, anne adayının ve doktorun sezaryeni gerekli görmesi halinde randevulu sezaryen şart değildir. Doğumun kendiliğinden başlaması beklenebilir. Bahar da yazısında buna değiniyor ama ben de dikkat çekmeden edemedim.

Hediye Kitap: Doğal Doğuma Doğru

Bu haftaki hediye kitabımız Kuraldışı Yayıncılık‘tan.

Bu, benim için çok özel bir kitap. Hani, kendim kitap yazıp hediye etsem herhalde ancak bu kadar heyecanlanırdım.

Bu kitapta benim de katkım var. Deniz’in doğum hikâyesi de kitaptaki yirmi doğum hikâyesinden biri.

İlk çıktığında da bahsetmiştim bu kitaptan. İskoçya’da doula’lık yapan bir Türk anne, Şebnem Susam Sarajeva tarafından derlendi bu kitap. Şebnem’in ne kadar emek harcadığını az çok biliyor ve böyle bir eserin bir parçası olduğum için mutluluk duyuyorum.

Benim başka bir şey yazmama gerek yok, Şebnem çok güzel anlatıyor kitabı:  Devamı için tıklayın.

Doğal olan OUT, yapay olan IN

Emzirme Reformu olarak Cumartesi günü City’sde düzenlediğimiz etkinlikte en çok ilgili gören annelerin arasında 2,5 yaşındaki kızını emziren Eda Anne vardı. Herkes kucak bebekleriyle koklaşırken hiç çekinmeden “koca kızını” emziren, üstelik bunu Fox TV’den Show’a, Kanal D’den ATV ve HaberTürk’e kadar tüm kameraların önünde yapan doktor Eda gazetecilerin de ilgi odağıydı.

Devamı için tıklayın.

Doris ve Noah’nın Hikayesi

Aşağıdaki hikâye, benim yakın bir arkadaşımın, Doris’in hikâyesi…

Doris’in bundan üç buçuk sene önceki ilk doğumu, saatlerce sancılanmasına ve açılma tamamlanmasına rağmen ilerlemediği gerekçesiyle sezaryenle gerçekleşmiş. Doris, ilk doğumuyla ilgili önceleri “öyle olması gerekiyordu” diye düşünmesine rağmen doğum hakkında öğrendikçe, başkalarıyla konuştukça, ve ikinci hamileliğinde görmeye başladığı doktorla ilk doğumunun detaylarını paylaştıkça gereksiz yere sezaryenle sonuçlandığına inanmış. Bu yüzden de SSVD yapabilmek onun için çok önemliydi. Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: