Aç “1” Tırtıl

Fotoğraf: Simge Tuğçe Mertoğlu

Benim iki numaram, aç tırtılım, Derin oğlum bugün bir yaşında.

Bir sene önce bugün bu saatlerde evde derin derin nefes alıp veriyor, esneme hareketleri yapıyordum.

Bahar gibi bir Mart sabahına annesinin karnında uyanan Derin, ayın 23’ünü görünce asıl gelmesi gereken tarih olan 23 Nisan’a kadar sabredememiş, bir ay erken doğmaya karar vererek hepimizi şaşırtmıştı.

O günden beri de her şeyi kendi bildiği gibi yapmaya devam ederek hayatımıza renk katıyor.

Derin’e minik bir kutlama yaptık dün. Salı gününe denk gelen oyun grubumuza rekor bir katılımla 15 bebek-çocuk geldi. Çok şamatalı, bol bağırtılı, çok eğlenceli bir kutlamaydı.

Bırakayım da fotoğraflar konuşsun.

Detaylara gelince… Pasta, daha önce Deniz’in de doğum günü pastasını yapan Deniz Butik Pasta‘dan. Pastacı Deniz’e “Derin hep tırtıl gibi geziyor, hem de sürekli yemek yemek istiyor. O Aç bir Tırtıl!” diyerek siparişini verdiğim pasta kesme-de-yanında-yat kıvamında bir şahesere dönüştü. Deniz’in emeğine sağlık. Deniz’in pastalarını Facebook sayfasından da takip edebilirsiniz.

Fotoğraflar ise doğumve bebek fotoğrafçısı Latife Tunç‘un objektifinden. Latife bir yandan partinin etkin elemanlarından oğlu Ozan’la ilgilenmesine rağmen nefis kareler yakaladı. Ellerine sağlık.

Derin’e Pazar günü bir de aile partisi yapacağız. Güya kutlama yapmayacaktık. Bir de yapsaydık neler olacaktı, düşünmek istemiyorum.

İşte böyle… Erken doğumuyla, koliğiyle, kardeş kıskançlığıyla, jetlag’iyle bir seneyi geride bırakıp sağ salim bugüne geldik. Benim minik oğlum bile büyüdü, BİR yaşında oldu.

Dünden beri mail atan, Facebook’ta, Nurturia’da yazan herkes “Nasıl yani? Daha geçen gün ‘doğuma gidiyorum’ diye yazmamış mıydın?diyor. Vallahi ben de anlamıyorum nasıl olduğunu.

Şu zaman denen şey ne tuhaf…

***

Derin’in bir sene önceki doğum hikayesi burada

Ece Bilmece

Bugun benim kardesimin, CANIMIN, YARIMIN, Ece Bilmece’min dogum gunu.

Hem de oyle boyle degil, 30. dogum gunu.

Dogumunu hatirliyorum. Ben dort bucuk yasindaydim. Gece uyandigimda halam bizdeydi. Yoksa teyzem miydi? Her neyse… Annemler nerede diye sormustum. “Hastaneye gittiler, kardesin oluyor” demislerdi.

Devami icin tiklayin.

Deniz’e özel bir hediye

Deniz’e bir sürü hediye geldi doğum gününde. Oyuncaklar, kitaplar, yap-bozlar, kılık kıyafet.

Her ne kadar onun en çok aklını başından alan iki tane Ben 10 oyuncağı idiyse de, aralarında en uzun süre hatırlayacağı ve nereye giderse gitsin yanında taşıyacağı bir hediye var. El emeği, göz nuru.

Devamı için tıklayın.

Deniz’in Mutfağı

4 yaş çocuğunun doğum gününün en önemli kısmının pasta olduğunu tecrübeyle öğrenmiş bulunuyoruz bu sene.

Eğer çocuğa istediği gibi bir pasta verirseniz, doğum gününün geri kalanında ister palyaço tutun, ister siz zil takıp oynayın, çok da önemli değilmiş meğer.

Devamı için tıklayın.

Dört sene önce bugün…

… geldi Deniz oğlum kollarıma. Devamı için tıklayın.

Doğum günü dediğin…

Deniz’in doğum günü büyük ölçüde “buhran” olmaktan çıktı çok şükür.

Hem okul arkadaşlarını, hem oyun grubundaki arkadaşlarını eve davet edip, 20’den fazla çocuğu anneleriyle birlikte evde ağırlamak, ve onlara profesyonel eğlence sunmak vesilesiyle gerek beni maddi anlamda sekteye uğratmak, gerekse çok meraklı olmadığım bir organizasyonu yapmaktan basit bir manevrayla vazgeçirdim Deniz oğlumu. Devamı için tıklayın.

10 Kasım’ın bir başka anlamı

10 Kasım benim için sadece Atatürk’ün ölüm yıldönümü değil.

10 Kasım aynı zamanda benim annemin de doğum günü. Hem de bu sene 60. doğum günü!

Annem, çocukken doğum gününü kutlayamadığını söylüyor. Yas tutulurmuş 10 Kasım’larda o zaman. Şarkı söylemek, yüksek sesle müzik dinlemek yasakmış.

Hâlbuki ne yanlış. Atatürk’ün vermeye çalıştığı mesajla ne ters.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: