(Grip aşısı) olmak ya da olmamak

Yeni bir grip sezonu ile daha karşınızdayız sayın seyirciler.

Geçen seneki domuz gribi çılgınlığından sonra bu sene nelerle karşılaşacağız, merak ediyorum. Henüz o furyanın yanına yaklaşacak nitelikte bir çıkış olmadı.

Bu sezon grip aşısı olmak hakkında ne düşünür bu blogun okurları acaba?

Devamı için tıklayın.

Peluze

Taa geçen Çarşamba gününden beri bir artan, bir azalan boğaz ağrısı nihayet bugün doruk noktasına ulaştı ve beni antibiyotiğe başlamak zorunda bıraktı. Her ne kadar direndiysem ve ilaç almaktan çekindiysem de, gerek hasta halimin kimseye yaramayacağı düşüncesi, gerekse Augmentin’in emzirirken alınabilecek en güvenli antibiyotiklerden biri olduğunu öğrenmem beni biraz olsun rahatlattı. Devamı için tıklayın.

Aşı takvimi

Her ne kadar son aylarda “aşı” kelimesinin yaptığı ilk çağrışım “domuz gribi” olsa da aşı aslında çok daha farklı, geniş kapsamlı hastalıklar için uygulanıyor.

Aşı tartışmalarının domuz gribini de aşıp, kimi ebeveynler arasında “Rutin aşılar gerçekten gerekli mi? Peki ya güvenli mi?” şüphelerine yol açtığı şu günlerde Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı ve önerdiği aşı takvimine burada yer vermeyi uygun gördüm. (İlgilenenler, merak edenler, kıyaslamak isteyenler için Amerika’daki Centers for Disease Control’un 0-6 yaş arası çocuklara önerdiği aşı takvimi de burada var)

Devamı için tıklayın.

Hamileler için domuz gribi aşısı gelmiş, geliyormuş

Hamileler için daha uygun görülen, adjuvansız aşı Türkiye’ye gelmiş, 7 Aralık Pazartesi günü uygulanmaya başlanacakmış.

Bu haberin kaynağını maalesef veremeyeceğim çünkü yok. İnternette dolaşan bir iki e-mail sayesinde haberim oldu. Halam da öyle olduğu konusunda bir duyum aldığını söyledi. Yarın olmazsa bile yakın zamanda gelecektir herhalde…

Devamı için tıklayın.

En nihayetinde domuz gribi oldum.

Az önce hastaneden geldim. Elimde pozitif domuz gribi testiyle birlikte.

Şu işe bakın ki halamla domuz gribi üzerine ikinci röportajımı yaptığım sıralarda meğer bu domuz virüsleri benim içime girmişler, fink atıyorlarmış.

Devamı için tıklayın.

Domuz gribi ve aşısı üzerine ikinci röportaj

Bundan birkaç hafta önce mikrobiyolog profesör halamla domuz gribi ve aşısı üzerine bir röportaj gerçekleştirmiştim. Bu röportajı yayınladığımdan beri gerek yorumlarda, gerekse e-mail olarak griple ve aşıyla ilgili -halama yönelik- sorular alıyorum. Ben de bayram tatilini ve Deniz’in Babası’nın iş yoğunluğunu fırsat bilip annemlerin evine yerleştiğim günlerde halamın tekrar peşine düşüp hem bu soruları yönelttim, hem de son gelişmelerin ışığı altında bir güncelleme yapmasını istedim.

Devamı için tıklayın.

Domuz gribi cephesinde son gelişmeler…

DomuzGribiGelisme2Ne yoğun bir haftaydı geçen hafta! Deniz’in domuz gribi şüphesiyle evde olması, her ikimizin de evde olmamıza rağmen neredeyse görüşememecesine ayrı kalmamız, bu süre zarfında babaanne Nunu’nun onunla ilgilenmesi, Deniz’in ona inanılmaz şımarıklık yapması, sonra Cuma günkü doktor ziyaretimiz, İki Numara’nın gelişiminde görünen bir sorun olmadığını görmemiz, sonrasında bir pipisi olduğunu görmemiz derken… Offf, yazarken bile nefessiz kaldım, zaten nefes darlığı çekiyorum bu aralar!

Hafta sonunu internetten uzak, zaman zaman Deniz’den uzak, kâh annemlerin evinde, kâh lise arkadaşımızın Kuzguncuk’taki boğaz manzaralı evinin balkonunda geçirdik. Öyle olunca üç gündür blogdan uzak kaldım, bu sabah artık kaşınmaya başladım. Giderek elim ayağım olmaya başladı bu blog… Alt katta dağınık bir ev, yapılmamış yataklar, toplanması gereken bir mutfak beni bekliyor ve ben yine bilgisayar başındayım. Biri beni kışkışlasın!

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: