Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 32. hafta

Artık tam 8 aylık hamileyim. Kendimi şişmiş koca bir balon gibi hissediyorum. Ttek farkım hiçbir yere uçacak bir halim yok. Yatağa yatsam löp diye kala kalıyorum. Sağdan sola dönmek, yataktan kalkmak bile tam bir operasyon olmaya başladı.

Kısaca bu haftamın semptom listesi şöyle:

Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 30. hafta

Nilü haftaları geri sayarken artık Emre’ye evde yer açıyor.

***

Artık son dönemece girdiğimden midir nedir günler/haftalar sanki ışık hızıyla geçiyor. Bbu haftanın özellikle böyle geçmesi çok iyi oldu çünkü dört gözle beklediğim doktor randevum hemencecik geldi. İlk olarak kilo durumumun hiç de iyi gitmediğini öğrendim, doktorun verdiği 35 pound sınırına sadece 7 poundcuk kalmış (aşağı yukarı 3 kilo kadar). Şu an aldığım toplam kilo 12,5, kalan hafta sayısı 10 yani bu son aylarda insanın daha çok kilo aldığı düşünülürse benim durum çok vahim görünüyor. Doktorum karbonhidratlı yiyeceklere dikkat etmemi hatta mümkünse kesmemi ya da buğdaydan yapılanlarını yememi önerdi, ben de Türk yemek kültüründen gelip yemeklerin yanında azıcık da olsa makarna ya da pilav yemeye alışmış biri olarak bunlara nasıl hoşça kal derim bilemiyorum. Onun için ilk olarak esmer olanlarını deneyeceğim baktım yine katlamalı kilo alıyorum önümüzdeki ay keserim diye düşünüyorum. Devamı için tıklayın.

Nilu’nun Gebelik Gunlugu – 28. hafta

Nilu’yle ayni saat diliminde, hatta arabayla 3 bucuk saatlik mesafedeyiz bu hafta. Benim New York’a geldigim bu gunlerde o da daha once komsu hayati yasadigimiz Columbia’da, evini toparliyor. Ne yazik ki gorusemeyecegiz ama telafisini telefonda yapmaya calisacagiz.

***

Herkese iyi pazarlar! Bu hafta size yazımı yaklaşık 8 yıl yaşadığımız Maryland eyaletine bağlı Columbia şehrinden yazıyorum. Evet tam 7 ay durdum durdum son düzlüğe girdiğim bu aylarda doktorum 32. haftaya kadar seyahat edebilirsin deyince kurtlandım, uçasım geldi. İşin esprisi bir yana asıl geliş nedenim eşimin işi nedeni ile 1 hafta burada olacak olması ve de artık buradaki evimizi kiraya vermeye karar vermiş olmamız sebebi ile işimden dolayı bıraktığım pılımı pırtımı toplamak. Devami icin tiklayin.

Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 27. hafta

Geçen haftayı atladıktan sonra Nilü hamileliğinin 27. haftasında yazılarına devam ediyor.

***

Herkese iki haftalık bir aradan sonra tekrar merhaba. Bu haftada sonunda bebek için alışverişe kolları sıvadım, ne aldın derseniz henüz hala hiçbir şey ama epeyce bir araştırmaları arttırdım ve dün ilk defa bir arkadaşımla bebek yatak odası bakmaya gittik. Burada o kadar çok çeşit var ki insanın kafası karışıyor muhakkak yanında ikinci bir fikir verecek kişi istiyor. Arkadaşımın da yardımıyla sanki listeyi biraz daralttım gibi; şimdi seçtiklerimi annemle kız kardeşime email gönderdim bir fikirlerini alacağım. Devamı için tıklayın.

Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 24. hafta

Nilü yedinci ayına girerken haftalık yazılarına devam ediyor:

Artık tamı tamına 6 aylık hamileyim. Çoğu gitti azı kaldı, heyecanım giderek artıyor. Bir sonraki doktor randevuma iki haftadan az kaldı; şimdiden inşallah ultrasonla bakar diye dua etmeye başlayacağım. Burada öyle her randevuda ultrason yapmıyorlar ya onun için işim duaya kaldı ne yazık ki. Haftalar önce geniş çaplı ultrason taramamı yaptırdığım zaman 3 boyutlu ultrason diye sorduğumda burada parasını ödemek koşuluyla eğlence için yaptırabilirsiniz demişlerdi; eşimi de ikna edebilirsem yaptırmak istiyorum yoksa her bebişimi gördüğümde uzaylı haliyle görüyorum, kimseye benzetemiyorum ve merak ediyorum. Acaba bunu bir sürpriz faktörü olarak bırakıp bu kadar abartmasam mı? Devamı için tıklayın.

Anneliğe alışmak

Anladık ki çokça anne doğumdan sonra şöyle güzelce bir sarsılıyor. Çoğu “lohusa hüznü” ya da “lohusa sendromu” denilen ruh haline gömülüyor. Bazıları için ise bu bir adım daha ileriye gidip “lohusa DEPRESYONU”na dönüşüyor.

Ama hüzün, ama depresyon, gerek daha önce yazdıklarıma, gerekse en son Derya’nın sobesine cevap olarak yazdığım yazıya gelen yorumlar ve özellikle de Selen’in yorumu beni bu konuyu biraz daha irdelemeye itti.

Demişti ki Selen:

2 ayin sonunda bogurerek 2 saat aglayip daha da aglamak istedigimi farkettigimde doktora gitmeye karar verdim. Psikyatristim lohusa sendromunu ikiye ayirdi. Lohusa huznu (aynen elifin dedigi gibi) ve lohusa depresyonu ki bu benim yasadigimdi. 3 ay kabus gibiydi, simdi ise bir masal yasiyorum. Sabah erken kalkacagim oglumu koklamak icin ama bir ara cok uzun bir yorum yazmaya niyetim var.

Ve işte o “uzun yorum”u aşağıda.

Devamı için tıklayın.

Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 23. hafta

Nilü’nün yazılarına 23. haftada devam ediyoruz:

Tam 23. haftalık hamile göbeğim ve ben sizleri sevgiyle selamlıyoruz, merhaba!

Bu hafta “ondan-bundan-şundan” tarzı bir yazım olacak, çünkü kısa kısa da olsa paylaşmak istediğim çok şey var. Eşim hiç anlamıyor her hafta nasıl bu kadar çok yazacak konu bulabildiğimi, ben de boşver, anlamak için kadın olman lazım diyorum. Özellikle bu günlerdeki halimi gördükçe yok almayayım diyor, o almasın ben halimden çook memnunum. Oh ne güzel de göbişim var, içinde de her gün büyümekte olan bir tane bebişim, ah bir de kilo derdim olmasa. Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: