Hediye Kitap: İlk İngilizce Kelimelerim

Bu haftaki hediye kitabımız Pearson Education Yayıncılık’tan.

Kitabı “çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman geçirebileceğiniz, oyunlar oynayıp eğlenirken öğrenmesine de katkıda bulunabileceğiniz resimli bir kitap” olarak tanımlıyor Pearson. Kitabın oyuncak rafından taşıtlara, mutfaktan inşaat alanına, müzik aletlerinden rakamlara 21 farklı konsept var. Her konseptin olduğu sayfalarda, o sayfalarda bulunanan nesnelerin Türkçe ve İngilizce isimlerine yer verilmiş. Önce nesneyi çocuğunuza tanıtıyor, sonra da sayfada o nesneyi arıyorsunuz.

Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Derin’in Kitaplığı’ndan: Karen Katz

Bazı akşamlar, çocukları yatırdıktan sonra o akşam okuduğum kitapları yazmaktan çok keyif alıyorum. Bir sebeple ayrı bir hoşumuza gitmiş oluyor demek ki o kitaplar o gece.

Deniz’e üç aylıkken kitap okumaya başlamıştım. Derin’de aynısını yapamadım. Nitekim rutin oluşturabilmemiz yaklaşık bir yedi sekiz ayı buldu. Kolikti, slingdi, pışpıştı derken Derin son bir iki aydır kendi kendine uyuyor, ve dolayısıyla da öncesinde bir kitap okuma rutini gerçekleşebiliyor.

Devamı için tıklayın.

Kral Martin Luther

Sizce bu nedir?

Kimdir Kral Marthin Luther?

Fazla kafanızı bulandırmadan söyleyeyim: Amerika’nın ünlü siyahi lideri, insan hakları savunucusu Martin Luther King’in Türkçeye çevrilmiş halidir.

Dün bahsettiğim çeviri hataları yeterince tuhaftı. Ama az önce bunu görünce… Çok pardon ama, çüş demek istedim.

Sen tut, adamın soyadını al, Türkçeye çevir.

Bu, benim adımı Elif Hawk olarak İngilizceye çevirmek gibi bir şey.

Bu çeviri hatası da değil, genel kültür eksikliği ayol. Özel isim çevrilir mi?? Martin Luther King’in adını da mı bilmez insan?! Hadi diyelim çevirmen bilmez, baskıdan önce nasıl gözden kaçar bu hata???

Bugün yayınevine e-mail attım, bilmem yanıt gelecek mi.

Hayır, çevirenin ismi yazmasa Google’ın çeviri hizmetini kullandılar falan diyeceğim. O kadar yani. Martin Luther KING Street = KRAL Martin Luther Yolu. Martin Luther King Caddesi değil.

Kötü, çok kötü. Korkunç.

Neyse, güzel bir haberle bitireyim bu yazıyı bari: Yarın sabah saat 9:40’ta, Özay Şendir’in sunduğu Konuşan Türkiye programında Emzirme Reformu‘nu anlatacağım. Programı internet üzerinden canlı olarak dinleyebilir, radyodan dinleyecekseniz bulunduğunuz şehre göre frekanslara buradan ulaşabilirsiniz.

Kral Martin Luther’mış. Tüylerim diken diken oldu.

Haberler, duyurular, paylaşımlar

Blogcu Anne Trendus Blog Ödülleri’nde ilk 30’a kaldı. – Blogcu Anne, sizlerden gelen oyların sayesinde ilk elemeyi geçti ve ilk 30’a kaldı. Ancak bundan sonra işim zor. Nitekim Trendus bir moda dergisi ve haliyle moda blogları açık ara önde gidiyor. Yine de “senin canın sağ olsun, kazanmasan da kalbimizdesin” deyip oy vermek isteyecek olursanız tıklayın.

***

Devamı için tıklayın.

Deniz’in Kitaplığından: Are You My Mother?

İki seferdir Deniz’i yatırdıktan sonra birlikte okuduğumuz kitabı anlatmak geliyor içimden.

Bugün de Are You My Mother kitabına yer vermek istedim. Bir yandan da bunca zaman nasıl bu kitaptan bahsetmedim diye şaşırdım. Deniz’e ilk okuduğum ve gerek sürekli okumaktan, gerekse kitabın basit ve yalın anlatımından dolayı ilk ezberlediğim kitaptı bu.

Kitabı Amerika’dayken üye olduğum bir kitap klubünden almıştım. Random House kitabevinin yeni okumaya başlayan çocuklara yönelik hazırladığı kitaplardan oluşan sekiz kitaplık bir serinin parçasıydı. Yeni okumaya başlayan çocuklar derken, okuyamayanlara okunmayacağı anlamına gelmesin. Nitekim kitap, iki yaş üstü okurlar için uygun, ki ben Deniz’e çok çok daha önceden okumaya başlamıştım. Devamı için tıklayın.

Deniz’in Kitaplığı’ndan: Puff, the Magic Dragon

Öyle içime işliyor ki bu şarkı… Ve şimdi de bu şarkıdan türeyen bu kitap.

Daha önce bahsetmiş, bahsetmekle kalmayıp bir de şiir döktürmüştüm bu Puff denilen sihirli ejderhayla ilgili… Daha doğrusu, Deniz’in sevgili Mumu‘sunu Puff’a benzetmiş, Mumu’dan vazgeçmeye niyetlenmesine ağıt yakmıştım. (Deniz hala Mumu’yla yatıyor, çok şükür!..)

Devamı için tıklayın.

Deniz’in Kitaplığından: Sandra Boynton

Sandra Boynton’ın bizde o kadar çok kitabı var ki, hangi birisine değineceğimi bilemedim.

Sandra Boynton’la ben Deniz’den çok önce tanışmıştım aslında. Amerika’da özel günler için kart satan hemen her markette onun çizimlerinin olduğu kartlara rastlanır. Çok eğlenceli, kendine özgü bir çizgisi var bu Amerikalı yazarın.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: