35. hafta: Hastane çantası

Artık tam olarak inişe geçtiğimi hissediyorum.

Cumartesi günü Derin Oğlan için Hoş Geliyorsun Partisi (nam-ı diğer Baby Shower Partisi) vardı. Çok, çok güzel geçti. Detaylara ve resimlere yakında yer vereceğim.

Devamı için tıklayın.

Güzel haberler, ve hıçkırık videosu

Hep mızmızlanacak değilim ya, biraz da güzel haberler vereyim:

  • Dün doktor kontrolüne gittim. Yine NST ve vajinal muayene yapıldı. NST’de her şey normal çıktı, hatta Derin Oğlan hareket etmeyi abarttı, tepinip durdu. Doktorum vajinal muayenede de her şeyi normal buldu, hatta “mükemmel” dedi. İncelme yok, baskı yok. İstirahat işe yaramış. Şu anda erken doğum için herhangi bir risk yokmuş, ancak bu şekilde dinlenmeye devam edecekmişim. Olur, hay hay… Devamı için tıklayın.

34. hafta: İçeriye bir bakalım…

34 haftayı geride bırakmış bulunuyoruz. Artık kimse “Kilon sadece karnında” diyemiyor bana, çünkü ŞİŞ-TİM. Yüzüm de şişti, gözüm de şişti, her yerim de şişti. Bunu ben de aynaya baktığımda fark ediyorum, başkaları da “Evet, yüzünde de biraz var hakikaten” diyerek itiraf ediyorlar. Ne yapalım, kendim ettim, kendim buldum.

Devamı için tıklayın.

33. hafta: “Erken doğum riski”

Cumartesi günü güle oynaya gittiğim doktor randevusundan sinirlerim biraz bozulmuş bir vaziyette ayrıldım.

Rahim ağzında incelme varmış. “Silinme” olarak da tabir edilen, İngilizcede “effacement” denilen ve doğumun başlama belirtilerinden biri olan bu durumu doktorum yüzde 50 incelme var (50% effacement) olarak açıkladı bana.

Devamı için tıklayın.

32. hafta: Göbeğim benimdir, benim kalacak!

33. haftaya girmemle beraber İngilizcede “waddle” olarak adlandırılan “ördek gibi yürüme” durumunu başlatmış bulunuyorum. Bacaklarımın arasından sarkan koca göbeğim geçen hafta söylediğim gibi sadece bacak bacak üzerine atmamı engellemekle kalmıyor, resmi hamile yürüyüşü olan ördek yürüyüşüne bürünmeme de sebep oluyor. Uzaktan bana baktığınız zaman bir sağa, bir sola adeta bir hacıyatmaz gibi yürüyorum.

Devamı için tıklayın.

31. hafta: “Her şey yolunda…”

İki gündür yazmayınca ve “Şşşşt, hop! Hayırdır, neler oluyor, ikiniz de iyi misiniz?” türünden yorumlar, e-mailler alınca böyle bir başlık atayım dedim. Yoksa söyleneceğim çok şey var.

Önce güzel haberler:

Devamı için tıklayın.

30. hafta: Uyku problemleri ve sırt ağrıları

Oldukça sakin ve bol dinlenmeli bir hafta geçirdim. Doktorumun “bir hafta boyunca ağır kaldırmak yok, uzun süre ayakta durmak yok, o yok, bu yok” talimatını dikkate alarak mümkün olduğunca uzandım. Su içmeye dikkat ediyorum, magnezyum alıyorum – sanırım bunlar da kasılmaların azalmasında etkili oldu.

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: