Hediye Kitap: Güle Güle Kakalar

Bu haftaki hediye çocuk kitabımız Altın Kitaplar‘dan.

Bu kitapla maalesef Deniz’in tuvalet eğitimini hallettikten sonra tanıştık. Gerçekten çok sevimli, çok eğlenceli bir kitap. Özellikle de kaka yapma sorunu, daha doğrusu kakasını tuvalete yapma sorunu yaşayan çocuklara yardımcı olacağını düşünüyorum.

Devamı için tıklayın.

Reklamlar

Çaresizlik kelimesinin sözlük karşılığı

Keşke hayatta da böyle bir "YARDIM" düğmesi olsa da bizi ÇARESİZ kaldığımız durumlarda kurtarsa...

Keşke hayatta da böyle bir "YARDIM" düğmesi olsa da bizi ÇARESİZ kaldığımız durumlarda kurtarsa...

Çaresizlik -ği (isim): Çaresiz olma durumu

Cümle içinde kullanımı: “Blogcu Anne bugün kendini çok çaresiz hissetti.”

Hikâye içinde kullanımı: Blogcu Anne, eşi ve oğluyla birlikte ziyarete gittiği annesi, babası, kız kardeşi ve babaannesiyle huzurlu bir pazar günü geçiriyordu. Annesi ve kız kardeşi yaklaşan çay saatinde atıştırmak için köşedeki pastaneden bir şeyler almaya gittiği sırada Blogcu Anne’nin babası ve oğlu birlikte lego oynamakta, babaannesi onları seyretmekte, Blogcu Anne’nin eşi üst kattaki odada uyuklamakta, Blogcu Anne ise koltukta uzanmış, üzerine gelen ılık öğleden sonra güneşinin keyfini çıkarmaktaydı.

İşte her şey o sırada başladı. Blogcu Anne’nin 90 yaşındaki (tuvalete giderken yardım almak zorunda olan) babaannesi birden tuvalete gitmesi gerektiğini söyledi. Tuvalet yardımı konusundaki uzmanlığı 2 buçuk yaş ile sınırlı olan Blogcu Anne, salondaki diğer yetişkin olan babasının bu iş için uygun olmaması sebebiyle çaresiz ve şaşkın bir şekilde babaannesine baktı ve “Biraz bekleyebilir misin?” diye sordu. Babaannesinin cevabının “Evet” olacağını, ve böylece pastaneden dönmek üzere olan annesinin yardıma yetişebileceğini umuyordu. Ama nafile… Nitekim gerek babaannesinden “Bekleyemem”, gerekse babasından “Bekleyemez” yanıtını alan Blogcu Anne çaresiz bir şekilde babaannesinin koluna girerek tuvaletin yolunu tuttu.

Devamı için tıklayın.

“Deniz için büyük, insanlık için küçük bir adım” – Tuvalet Eğitimi Üzerine VI

Yasasin

"Yaşasın! Deniz tuvalete kaka yaptı!"

Deniz’in geçenlerde tuvalete çişini yaptıktan sonra suratındaki gurur ve zafer ifadesini gören kuzenim bu yakıştırmayı yaptı: “Deniz için büyük, insanlık için küçük bir adım.”

Çocuk sahibi olmak işte insana tuvalete çiş yapmak gibi sıradan şeylere bile kansere çare bulmuşçasına sevinebilmeyi öğretiyor.

Ancak rahmetli anneannemin dediği doğru çıktı, Deniz’in poposu beni yanılttı. Yer yer gerek evde, gerekse (daha da beteri) arkadaşlarımızın evinde Deniz’in kakası onu da beni de hazırlıksız yakalayıp hoş olmayan koku ve görüntülü sahnelere sebep oluyor.

Nitekim hep duyuyordum, çişi kolay öğreniyorlar da kakayı kotarması daha zor oluyor diye… Yeri geliyor kaka yapacağız diye beş kere tuvalete gidiyoruz, ancak bunların çoğu yanlış alarm olabiliyor. Sonuç olarak çekilin, savulun, kaka geliyor diye bir hışım tuvalete koşup oturduğumuz seferlerin çoğundan Deniz’in kelimeleriyle “No poop, just gas” (Kaka yok, sadece gaz) diyerek kalkıyoruz. Bazen de kendisi “gaz” diye düşündüğü şeyi yanlış değerlendirmiş oluyor sanırım, çünkü anlık bir Poop! çığlığının ardından oldukça geniş çaplı bir temizlik yapmak durumunda kalıyorum.

Devamı için tıklayın.

“Kocanın sözüne, çocuğunun [biiiiiip] güven olmaz” – Tuvalet Eğitimi Üzerine V

Tuvalet EgitimiAz sonra yazacaklarımdan pişmanlık duyabilirim.

İngilizcede “to jinx one’s self” diye bir deyiş vardır. Kendi kendine nazar değdirme gibi… Bu yazacaklarım da o etkiyi yaratabilir. Ama olsun, ben bu riski göze alacağım.

Açıkçası ben bu tuvalet eğitimi işinin çok daha zor olacağını düşünüyordum. Olaylar ilk denememizdeki gibi cereyan etseydi olacaktı da… Ama ufak tefek kazaların dışında halletmiş gibi görünüyoruz.

Bugün Deniz’in Babası’na “Hallettik mi ne?” diye sorduğumda, “Hayır, canım. Hallettin — sen hallettin” dedi. Ona da dediğim gibi vallahi ben bir şey yapmadım. Ne yaptıysa Deniz yaptı. Sanki bir buçuk ay önce korkunç tepkili bir şekilde bu işi istemediğini belli eden o değilmiş gibi bir anda çişin, kakanın tuvalete yapılması gerektiğine karar verdi; bezlerin bebekler için olduğunu, ama yatarken giyilebileceğini kabul etti; ve çişi-kakası geldiğinde, belki de suratımızdaki hayret ve heyecan ifadesini görmek ve her seferinde can hıraş tuvalete koştuğumuzu seyretmek hoşuna gittiği için bize söylemeye başladı.

Devamı için tıklayın.

İkinci Round – Tuvalet Eğitimi Üzerine IV

DİKKAT DİKKAT: Konunun içeriğinden ve yazı dilindeki samimiyetten ötürü bu yazıda bol miktarda çiş, kaka, penis, don, külot kelimeleri geçmektedir. Hassasiyeti olanlara duyurulur.

tuvalet egitimiBirkaç ay önceki ilk tuvalet eğitimi denememiz benim için hüsran, Deniz oğlum içinse zaferle sonuçlanınca Deniz’in çiş ve kakasının henüz eğitilmek istemediğine karar vermiş, projeyi belirsiz bir süreliğine rafa kaldırmıştık. Bu süre zarfında Deniz’in etrafımızdaki yaşıtlarının bir güzel “eğitilmiş” olmalarını görmemeye, çek-çek’teki teyzelerin Deniz’e yönelik “A-aaaa! Hala bez mi takıyorsun?! Ne ayıp!” türünden yorumlarını duymamaya çalıştım. Nasıl olsa zamanı gelince halledeceğiz diyerek Pampers marka çocuk bezini Türkiye’ye getiren Procter & Gamble’ın en bereketli müşterilerinden biri olmaya devam ettim.

Bu süreç boyunca Deniz 6 yaşındaki erkek kuzeninin çişini nasıl yaptığını seyretti, nasıl “büyük çocuk külotu” giydiğini gördü, sağda solda kendisi de büyüyünce çişini tuvalete yapacağını, sonra da koooooocaman çıkartmaları odasının duvarına yapıştıracağını anlattı. Ama Nuh dedi, Peygamber demedi; ne zaman o “büyük çocuk külotunu” giydirmek istesek, “Hadi gel tuvalete çişimizi yapalım” desek şiddetle karşı çıktı. Bez kullanmaya devam etmek istediğini çok açık bir şekilde belirtti.

Devamı için tıklayın.

Everyone Poops

HERKES KAKA YAPAR

HERKES KAKA YAPAR

“Filin kakası büyük olur. Farenin kakası küçük olur.”

Japon çocuk kitapları yazarı Tarō Gomi‘nin İngilizceye çevrilen kitabı bu cümlelerle başlıyor. Ondan sonra devam ediyor: “Tek hörgüçlü devenin kakası da tek hörgüçlü olur. İki hörgüçlü devenin kakası ise iki hörgüçlü olur. Şaka, şaka!”

Bu kitabı Deniz 13-14 aylıkken almıştım, ondan beri de ara sıra okuduk. Ama tuvalet eğitimini kotarmaya çalıştığımız şu günlerde en sevgili kitabımız oldu.

Ben çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. İki sebepten: 1. Hikâyenin pek bir akıcılığı yok. Daha doğrusu hikâye yok. O da kaka yapar, bu da kaka yapar şeklinde geçiyor kitap. Eeeee? oluyorsunuz siz de. 2. Küçük-büyük her insanın kaka yaptığının resmedildiği sayfada tuvaletin üstünde oturan adamın (babanın) ağzında pipo var. İlk tepkim “yuh!” olmuştu, ama kitabın sigaranın bu kadar tu-kaka olmadığı 70’li yıllarda yazıldığını düşününce empati kurabildim. Yine de gereksiz bir görüntü.

Kitabın sonuna doğru bebekten kocaman adama kadar insanların da kaka yaptığı, bebeklerin bezlerine, bazı çocukların lazımlığa, bazılarının da -tıpkı büyükler gibi- tuvalete kaka yaptığı anlatılıyor. En sonunda da her hayvanın yemek yediği, bu yüzden de illaki kaka yapacağı gerek yemeklerin, gerekse kakaların detaylı çizimleriyle göz önüne seriliyor.

Bu kadar çok “kaka” muhabbetinden anlaşılacağı gibi kitap büyüklerden çok çocuklara hitap ediyor. Deniz de çok seviyor, “Peki bu kimin kakası? Rakun nasıl kaka yapıyor?” diye soruyor. Ben de artık sinirimin alındığı ve muhabbetin zarafetini tamamen yitirdiği şu günlerde “Bak, bu minik minik olan farenin kakası. Şu ince uzun olan yılanın kakası. Bu kocaman parça parça olanlar ise aslanın kakası” diye anlatıyorum.

Kaderi tuvaletin üzerinde saatler geçirmek olan her anne-babaya içim pek kaldırmayarak da olsa tavsiye edeceğim bir kitap.

Deniz’in İngilizce kitapları için burayı tıklayın.

Azmin Zaferi – Tuvalet Eğitimi Üzerine III

Deniz plajda boy gösterirken

Deniz plajda boy gösterirken

Eminim bu başlığı okuyup da “Vay be! Demek hallettiler tuvalet işini!” diye düşünenler olacak. Hatta bu düşünenler arasında Deniz yaşlarında çocukları olan anneler varsa için için kıskanacaklar bile belki…

Kıskançlığa, hasede gerek yok.

Nitekim başlıkta belirttiğim azim benim değil, Deniz’in azmi…

10 gün boyunca, tuvalet eğitimine fiziksel olarak hazır olduğunu kanıtladığı halde henüz bezden vazgeçmek istemediğini nihayet açıkça belirten, okuldaki öğretmeninin “Burada hiç problem yok. Biz ‘Çişin var mı’ diye sorunca var diyor, ya da kendisi gelip söylüyor” demesine rağmen anne ve babasına bırakın bir kere bile “çişim geldi” demeyi, biz sorunca “Hayır!!!” deyip bir dakika sonra ortalığı baraj gölüne çeviren iki buçuk yaşındaki oğlumun inadı…

"Korkarım şu sıralar öğrenme güçlüğü çekiyoruz."

"Korkarım şu sıralar öğrenme güçlüğü çekiyoruz."

-o-
Sen bilirsin Denizciğim. Haklısın. Şu koca dünyada, hükmedebildiğin şeylerin sayısının minik elinin parmakları kadar bile etmediği bu hayatta senin kontrolünde olan, tamamıyla sana ait olan bir şey varsa o da bağırsaklarını ne zaman nereye boşaltacağın.

Sen ne zaman istersen o zaman olsun canım oğlum.

Anlaşılan bu yaz da plajlarda resimdeki gibi boy göstereceksin.

-o-
Kıssadan hisse: Daha önce yaptığım araştırmalar sonucunda vardığım bulgulardan “Anne istediği kadar hazır olsun, çocuk istemezse bu iş olmaz” maddesinin kanıtıdır son 10 günde yaşadıklarımız. Denedik, olmadı. “Terrible Two’s” gibi önüne sunulan her alternatife “Hayır!” dediği bir döneminde çocuğa hayatının bugüne kadarki en büyük değişikliğini yaptırmaya çalışmak belki de baştan yanlıştı. Diğer annelerin kulağına küpe olsun. Öncelikle çocuğun İS-TE-ME-Sİ lazım. Yoksa elinize fazladan stresten başka bir şey geçmiyor.

Önceki: İki İleri, Bir Geri – Tuvalet Eğitimi Üzerine II

Daha önceki: Kötü Kokular, Karışık Hisler – Tuvalet Eğitimi Üzerine I

Bu da ilginizi çekebilir: İkinci Round – Tuvalet Eğitimi Üzerine IV

%d blogcu bunu beğendi: