Annelik toz pembe mi?

Anneliğimin dördüncü senesini kutladığım bugünün anlam ve önemi ile ters düşen bir yazı gibi görünebilir bu ilk başta. Ancak kısmet bugüneymiş.

Geçenlerde “Çok şey istemiyorum” diye bir yazı yazmıştım. Dört senedir dokuza kadar uyuduğum Pazar sabahı sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söylemiş, haftada bir gece dizi seyretmek istediğimden bahsetmiş, çocuklarımı ne kadar seviyor olsam da yer yer onlar olmadan önceki hayatımı özlediğimi anlatmıştım. Bu yazı üzerine Facebook’taki sayfama gelen bir yorumda bir başka anne şöyle bir şeyler demişti (yorumunu sonradan sildiği için kelimesi kelimesine yer veremiyorum, ancak hemen hepsini hatırlıyorum): Devamı için tıklayın.

Huzur çok uzakta değil aslında

Huzuru çok da uzakta aramamak lazım bazen. Peşinden gittiğimiz şey yanı başımızda olabiliyor aslında.

Tatili yarıda kesip döndük diye hayıflanıyordum. Hoş, Pazartesi dönmeseydik en geç bugün dönecektik ya… Ama planımız dışında işleyince olaylar, hele de çocuklar hastalanınca canımız sıkılmıştı istemeden. Devamı için tıklayın.

Çok şey istemiyorum

Çok şey istemiyorum aslında:

Saat yediden önce uyanmamak istiyorum. 7’den önce çok erken! Çocuklardan biri uyusa diğeri sanki sırf inadından altıda kalkıyor.

– Kendi kendime uyanabilsem, uyandırılmasam kaçta uyandığım da çok fark etmez aslında. O yüzden mümkünse sabahları uyandırılmak değil, kendi kendime uyanmak istiyorum. Uyandırıldığımda başka, kendim uyandığımda başka biri insan olarak kalkıyorum çünkü. Devamı için tıklayın.

Ücretli Oyun Grupları

Hemen önceki yazıda “ücretli oyun gruplarının duyulmadığı bir zamanda yaşamak istiyorum” demişken, o romantik yaklaşımla çelişen bir yazı olacak bu; ancak posta kutuma düşen bir mail beni gerçeklerle yüzleştirdi heyhat!

Taze anne Ebru sormuş:

Devamı için tıklayın.

Bizim canımız patlıcan mı?

Geçen sene (2009) Mayıs ayında Amerika’da ilk kez “National Moms Nite Out” düzenlenmiş. Türkçeye “Anneler Gecesi” olarak çevirebileceğimiz bu etkinliğin amacı anneler çocukları satıp bir geceliğine dışarı çıksınlar, isteyen martinisini hüpletsin, arzu eden alış veriş yapsın, kısacası bir şekilde eğlensinlermiş. Devamı için tıklayın.

Suna Dumankaya ile kız kıza

Son yılların en “kız kıza” günlerinden birini geçirdim dün.

Belki de 11 sene önceki kına gecemden beri böyle bir gün geçirmemiştim.

Türkiye’de bitkisel ürünlerle cilt bakımı yapan ilk güzellik uzmanı Suna Dumankaya’nın “mucize formüller” hazırladığı bir etkinliğe davetliydim.

Devamı için tıklayın.

Anneler köpük banyosu yapmayı çocuklarına tercih ediyor!

Vallahi ben demedim bunu… İşte, burada yazıyor.

Gerek çalışmayan, gerekse çalışan 700 tane anneye sormuşlar: “Sizi gerçekten mutlu eden şey nedir?” Cevap: YALNIZ KALMAK!

Yani yanıt “Çocuğum” değil.

“Sizi mutlu eden şeylerin başında ne geliyor?” sorusuna verilen yanıtların dağılımı şöyleymiş:

Devamı için tıklayın.

%d blogcu bunu beğendi: